“Medeni Hukuk, hukukun temelidir” der hukukçular. Medeni hukuk insanca yaşamanın, yaşayabilmenin de gereğidir. Özgürlük, yaşam hakkı, miras hakkı, evlenme/boşanma hakkı, eğitim hakkı, seçme/seçilme hakkı, düşünme hakkı, toplumsallaşma hakkı gibi birçok hak ve hukuku içerir. 1926 tarihli Türk Medeni Kanunu, Cumhuriyet’in hukuk alanındaki en köklü reformlarından biridir. 17 Şubat 1926’da kabul edildi. 4 Ekim 1926’da yürürlüğe girdi. İsviçre Medeni Kanun’u örnek alınarak hazırlandı. Bu tercih, kanunun sade dili, yenilikçi yapısı ve hâkime geniş takdir yetkisi tanıması nedeniyle yapıldı. Şer’i hukuka dayalı düzen kaldırıldı, hukuk tamamen laikleşti. Miras, boşanma, tanıklık gibi konularda eşitlik sağlandı. Kadınlara istedikleri mesleğe girme hakkı tanındı. Resmî nikâh zorunlu hale geldi. Tek eşle evlilik esası getirildi (çok eşlilik yasaklandı). Çocukların velayeti ve soyadı konularında düzenlemeler yapıldı. Patrikhane ve konsoloslukların yargı yetkileri kaldırıldı; gayrimüslim vatandaşlar da bu kanuna tabi oldu. Türk kadını, ekonomik ve sosyal alanlarda erkeklerle eşit haklara kavuştu. Modern aile yapısı oluşturuldu. Türkiye’de hukuk birliği sağlanarak çağdaş hukuk sistemine geçiş tamamlandı. Bu kanun, 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanunu ile değiştirilmiştir.
