Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki hâkimiyet sahası içerisinde yer alan Libya, XIX. yüzyıl boyunca yalnızca idari ve askerî bakımdan değil, aynı zamanda dinî ve toplumsal yapılar üzerinden de şekillenen bir yönetim pratiğine sahne olmuştur. Bu bağlamda Senûsî Tarikatı, hem Libya’nın iç dinamiklerini belirleyen başlıca unsurlardan biri olmuş hem de Osmanlı merkezî idaresiyle kurduğu ilişkiler sayesinde bölgesel siyasette etkin bir aktör hâline gelmiştir. Senûsîliğin ortaya çıkışı, amaçları ve Osmanlı Devleti ile kurduğu ilişkiler, Libya tarihinin modern dönemdeki seyrini anlamak açısından temel bir çerçeve sunmaktadır.
Senûsî Tarikatı, XIX. yüzyılın ilk yarısında Muhammed b. Ali es-Senûsî tarafından kurulmuş ve kısa sürede özellikle Sirenayka, Fizan ve Sahra havzasında geniş bir nüfuz alanı elde etmiştir. Tarikatın temel amacı, İslam toplumunda bid‘at olarak görülen uygulamalara karşı çıkarak sahih bir din anlayışını tesis etmek ve ahlaki-dinî bir ıslah hareketi yürütmekti. Bununla birlikte Senûsîlik, yalnızca manevî bir yapı olarak kalmamış; kurduğu zaviye ağı sayesinde eğitim, ticaret, güvenlik ve sosyal dayanışma alanlarında da etkili bir örgütlenme modeli geliştirmiştir. Bu yönüyle Senûsî Tarikatı, Libya’nın dağınık kabile yapısı içerisinde birleştirici ve düzenleyici bir rol üstlenmiştir.
