İletişim teknolojileri, 21. yüzyıldaki en önemli dönüşüm süreçlerinden birisini oluşturmaktadır. Dijital iletişim teknolojileri, medya üretiminin doğasını, dağıtım mekanizmalarını, tüketim kalıplarını ve hatta onun etik ve epistemolojik çerçevelerini yeniden şekillendirmektedir. Medya, geleneksel bilgi aktarma aracı olmanın ötesinde; ekonomi politik, kültürel ve teknolojik boyutların karmaşık bir şekilde kesiştiği çok katmanlı, etkileşimli bir alan hâline gelmiştir. Bu bağlamda, yeni medya ve dijital yayıncılık üzerine yapılan araştırmalar, güç ve kültürel temsiller üzerinde meydana gelen derin dönüşümleri de anlamak için özel bir önem kazanmaktadır. Yeni medya, sadece geleneksel medyanın teknolojik bir uzantısı değildir. Dijital platformlar sayesinde, alıcı iletişim sürecinde pasif bir unsur olmaktan çıkarak üretim, dağıtım ve etki yeteneğine sahip, aktif bir katılımcı hâline gelmiştir. Bu durum, medya endüstrisinin geleneksel hiyerarşik modellerinin yıkılmasına sebep olmuştur. Bunun yanış sıra; bu dönüşüm güvenilirlik, yanlış enformasyonun yayılması, veri istismarı ve kamu ile özel alanlar arasındaki sınırların bulanıklaşması gibi yeni sorunlara da zemin hazırlamıştır.
