Bireysel hayatımızda tanımadığımız insanlarla karşılaştığımızda onların kim olduklarını merak ederiz. Bu meraktan olsa gerek kim olabileceklerini, onların duruş, hareket ve dış görünüşleri üzerinden bir değerlendirmeye gideriz. İşte bu noktada yolumuzun kesiştiği diğerlerini genellikle imajları üzerinden bir kimlik okuması yapmaktayız.
Esasında kimlik ve imaj birbirini tamamlamakla birlikte birbirinden farklılaşmaktadır. İmaj temelde dış görünümü ifade etmektedir. Kimlik, bir bireyin kim olduğunu ortaya koyan, onu hem diğer insanlardan ayıran hem de diğer bireylerle benzerlik kurmasını sağlayan özellikler ve göstergeler bütünüdür. İmaj ise bireyin dış dünyaya yansıyan görünümünü ifade etmesi bakımından kimlikle yakın bir ilişki içerisindedir. Bireyler, sahip oldukları kimlik unsurlarını çoğu zaman dış görünümleri ve imajları aracılığıyla görünür kılmaktadır. Bu nedenle kimlik ile imaj arasındaki ilişki, bireylerin içinde bulundukları toplumsal ve kültürel koşullardaki değişimlerden bağımsız düşünülemez. Nitekim toplumsal yapı ve yaşam biçimlerinde meydana gelen dönüşümler, bireylerin kimliklerini ifade etme biçimlerini ve imajlarını da yeniden şekillendirmektedir.
