Benim için geleceğin mutfağı yalnızca yeni teknikler, yeni cihazlar veya yeni restoran biçimleriyle kurulmayacaktır. Geleceğin mutfağı; toprağını, üreticisini, ürün adını, halk reçetesini, sofra adabını, kültürel hafızasını ve insan emeğini koruyabilen ülkelerin elinde güçlenecektir.
2027’ye doğru dünyada daha belirgin hale gelecek dönüşümün özü budur: insanlar artık sadece doymak istemiyor; ait olduğu kültürü, güvendiği ürünü, anlamını bildiği yemeği ve kendisine sahici gelen sofrayı arıyor. Bu nedenle gastronomi, turizmden ekonomiye, eğitimden diplomasiye kadar çok daha stratejik bir alan haline gelecektir.
Bu metni, yıllardır sürdürdüğüm dünya trendleri serisinin bir devamı olarak; sahada gördüklerim, mesleki sezgilerim ve farklı mutfak kültürleriyle kurduğum temasların bir sonucu olarak tamamladım. 2027’de geleceği okuyabilenler, yalnızca menü hazırlamayacak; geleceğin sofra düzenini de inşa edecektir.
Şef Ahmet ÖZDEMİR
