Yapay zekâ üzerine bugün söylenenlerin önemli bir kısmı gelecek zaman kipindedir. Makinelerin ne kadar gelişeceği, hangi mesleklerin dönüşeceği, hangi kararların otomatikleşeceği ve devletlerin bu yeni teknoloji karşısında nasıl konumlanacağı tartışılırken, mesele çoğu zaman teknolojinin kendi yeteneklerine indirgenmektedir. Oysa siyaset bilimi ve kamu yönetimi bakımından asıl soru, yapay zekânın tek başına ne yapabildiğinden çok, hangi devlet yapısının içinde neye dönüştüğüdür. Bu kitap tam olarak bu sorudan doğdu. Çünkü aynı teknolojinin güçlü ve kurallı bir bürokraside verimlilik üretmesi ile zayıf denetim altında keyfîliği hızlandırması arasında büyük bir fark vardır. Bu farkı yaratan şey algoritmanın kodu kadar, hatta çoğu zaman ondan daha fazla, kurumların tarihsel yapısı, insan kaynağı, hukuk düzeni, veri altyapısı ve siyasal hesap verebilirlik kapasitesidir.
Sayfa: /
