Osmanlı Devleti’nin geniş coğrafyasında yaşayan farklı din ve etnik gruplar, yüzyıllar boyunca “Millet Sistemi” adı verilen bir yapı içinde varlıklarını sürdürdüler. Bu yapının en dikkat çekici unsurlarından biri ise, Hristiyan cemaatlerin idarî ve malî temsilcileri olarak öne çıkan kocabaşlardı. Devlet ile cemaat arasında aracı bir otorite konumunda bulunan kocabaşlar, yerel düzenin sağlanması, vergilerin toplanması ve cemaat içi ilişkilerin yürütülmesi gibi kritik görevler üstlendiler.
XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı arşiv belgelerinde izlerine rastlanan kocabaşlar, XVII. ve XVIII. yüzyıllarda taşra idaresinde daha görünür hale geldiler. Tanzimat dönemiyle birlikte resmiyet boyutu güçlenen bu kurum, yerel güç dengelerinin merkezî otoriteyle karşı karşıya geldiği alanlardan biri hâline dönüştü. Muhtarlık sisteminin yaygınlaşmasıyla birlikte kocabaşılığın kurumsal varlığı sona erse de, yerel temsil ve otorite anlayışı üzerindeki etkileri uzun süre devam etti. Bu kitap, kocabaşılık kurumunun ortaya çıkışını, yükselişini ve ortadan kalkışını bütüncül bir bakışla ele alarak Osmanlı taşra hayatının dinamiklerini ve yerel otorite algısını anlamak isteyen herkese yeni bir perspektif sunmaktadır.
