Popüler edebiyatın sınırları her ne kadar çok dar bir alana sıkıştırılmış olsa da her dönemin kendi değerleri doğrultusunda yeni mekân, yeni tip ve karakterler ekseninde popüler bir edebiyatı da olmuştur. Bizim Tanzimat’ın ilk ürünlerinden başlayarak Servet-i Fünûn’a gelinceye kadar edebiyatımız, daha doğrusu romanımız çok defa popüler edebiyatın sınırları içinde kalır (Okay, 2013: 82). Orhan Okay’ın da ifade ettiği üzere Servet-i Fünûn romanıyla edebi eserler biraz daha sanatın sanat için olduğu kaidesine uygun bir şekilde yazılmaya başlandığı görülmektedir.
Popüler Türk Romanı, özellikle geniş kitlelere hitap eden, kolay okunabilen, gündelik hayatla ilişkili, duygusal veya heyecan unsurları ön planda olan bir roman türüdür. Bu tür romanlar, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Türkiye’de daha da yaygınlaşmıştır. Ancak erken Cumhuriyet döneminde de Servet-i Fünûncular ile Tanzimatçıların roman olarak ortaya koyduğu eserlerin karşılaştırılmasına bağlı bir tür olarak ilk örneklerini vermiştir. Tanzimatçıların klasik roman anlayışı ile Servet-i Fünûncuların estetik kaygısı karşısında herkesin okuyabileceği, yani geniş kitlelere dönük yazılan bir tür olarak edebi eserler içerisinde yer bulmaktadır.
