Türk halk edebiyatı; Türk milletinin engin dehasını, edebî yaratma gücünü, geçmişten geleceğe uzanan köklü ve emsalsiz değerini ortaya koyan binlerce yıllık bir birikimin aynasıdır. Motif yönünden oldukça zengin bir içeriğe sahip olan Türk halk edebiyatı ürünlerindeki bu çeşitlilik, Türk milletinin engin dünya görüşü, sembol yaratma yeteneği ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle Türk halk edebiyatı ürünlerinde yer alan motiflerin derinlemesine incelenmesi, toplumun sahip olduğu kültür zenginliğini gün ışığına çıkarmakla birlikte geleceğe ulaştırması bakımından da önem arz etmektedir. Geçmişi, bugünü ve geleceği birbirine bağlayan bir köprü vazifesi üstlenen halk edebiyatı ürünlerinin derinlemesine incelenerek arka plandaki anlamların açığa çıkarılması; ayakları yere basan, sağlam bir toplum inşa edebilmek için de oldukça önemli ve gereklidir.
Toplumun en temel yapı taşı, çekirdeği aile olduğundan toplumun güçlü olması, aile yapısının güçlü olmasıyla doğru orantılıdır. Köklü bir geçmişe sahip olup tarihinin her döneminde aileye değer vermiş ve korumuş Türklerin birçok savaşa ve göçe rağmen dağılmadan tarih sahnesinde dimdik ayakta kalması da bu güçlü aile yapısına dayanmaktadır. Toplumun temelini oluşturan aileyi ayakta tutan ise annedir. Kesin bir tanımı yapılamayacak kadar çok yönlü ve derin anlamları ihtiva eden anne, dünya hayatı devam ettiği müddetçe var olacak ve önemini hiçbir zaman kaybetmeyecek bir güce sahiptir. Dolayısıyla başta edebiyat olmak üzere tarih, psikoloji, sosyoloji, eğitim, ilahiyat, hukuk, tıp, müzik, mimari ve daha birçok alanın ortak konusu olup üzerinde en çok çalışma yapılan anne, çağı yakalayabilen dinamizmi ile gelecekte de farklı yöntemlerle üzerinde çalışma yapılacak konuların en başında yer almaktadır.
