Sömürgecilik, siyasi literatürde genellikle coğrafi keşifler ve Sanayi Devrimi sonrası 15. yüzyıl Avrupa yayılmacılığı ile ilişkilendirilse de bu sömürgeciliğin tam olarak nereden ve ne zaman başladığını kesin bir tarihle saptamak güçtür. Zira, bir topluluğun diğeri üzerinde yerleşme, tahakküm kurma ve kaynaklarını sömürme eğilimi, tarihin çok daha erken evrelerinde, antik imparatorlukların yükselişiyle birlikte gözlemlenmeye başlamıştır. Ulusları sömürgeciliğe iten nedenlerin evrensel ve çok katmanlı oluşu, ardında yalnızca coğrafi, sosyal ve iktisadi gerekçelerin değil, aynı zamanda ideolojik ve kültürel fetih arzularının da bulunması, bu olgunun tarihsel sürekliliğinin ve belirsizliğinin arka planını oluşturmaktadır.
Dolayısıyla bu çalışma, modern sömürgeciliğin edebi ve kuramsal izlerini sürerken, Sömürgecilik Sonrası Edebiyat Kuramı’nın karmaşık, çok katmanlı ve zorlu coğrafyasını irdelemeyi amaçlamaktadır. Sömürgecilik Sonrası Kuram, sadece edebi bir analiz yöntemi olmanın ötesinde, dünyayı yeniden okumaya, güç ve temsil ilişkilerini sorgulamaya yönelik eleştirel bir düşünme biçimidir. Amacımız, Edward Said, Homi K. Bhabha ve Gayatri Chakravorty Spivak gibi alanın kurucu figürlerinin temel kavramlarını ve bu kavramların kültürel, siyasal ve edebi söylemlerdeki karşılıklarını, okuyucu için hem erişilebilir hem de derinlemesine bir perspektifle sunmaktır.
